Tom inanılmaz değil mi?
- Isn't Tom incredible?
O, inanılmaz bir hikaye.
- That's an incredible story.
Sen gerçekten olağanüstüsün.
- You're really incredible.
Onun olağanüstü olduğunu düşündüm.
- I thought it was incredible.
She is unbelievably naïve.
- Sie ist unglaublich naiv.
I've always found her unbelievably adorable.
- Ich fand sie immer unglaublich anbetungswürdig.