two times

listen to the pronunciation of two times
الإنجليزية - التركية
iki kez

Ben iki kez intihar girişiminde bulundum. - I have attempted suicide two times.

İki kez otobüs değiştirmek zorundayım. - I have to change buses two times.

iki misli
iki katı
two times two is four
iki kere iki dört
twice
iki kere

Tom, Mary'yi bacağından iki kere vurdu. - Tom shot Mary twice in the leg.

İki kere ölç, bir kere kes. - Measure twice, cut once!

twice
iki katı

Senin odan benimkinin boyutunun iki katı kadar. - Your room is twice the size of mine.

Erkek kardeşim benim yediğimin iki katı kadar yemek yiyor. - My brother eats twice as much as I do.

twice
iki kez

Komite ayda iki kez toplanır. - The committee meets twice a month.

Dişlerini günde en az iki kez fırçala. - Brush your teeth twice a day at least.

twice
iki defa

Yıldız Savaşlarını iki defa izledim. - I have seen Star Wars twice.

İki defa aynı hatayı yaptı. - He has made the same mistake twice.

twice
köhne
twice
çok söylenmiş
twice
twice iki defa söylenmiş
twice
eskimiş
twice
iki kat, iki misli
two time
ikili oynamak
two time
ihanet etmek
two time
faka bastırmak
two time
aldatmak (eş)
two time
aldatmak
الإنجليزية - الإنجليزية
twice, on two different occasions
twice

If I were you, I wouldn't think twice — but thrice. - If I were you, I wouldn't think two times, but three times!

I've been to Boston twice. - I've been to Boston two times.

two times
المفضلات