two times; once and again

listen to the pronunciation of two times; once and again
الإنجليزية - التركية

تعريف two times; once and again في الإنجليزية التركية القاموس.

twice
iki kere

O iki kere düşünmezdi. - He wouldn't have thought twice.

Tom, Mary'yi bacağından iki kere vurdu. - Tom shot Mary twice in the leg.

twice
iki katı

Erkek kardeşim benim yediğimin iki katı kadar yemek yiyor. - My brother eats twice as much as I do.

Senin odan benimkinin boyutunun iki katı kadar. - Your room is twice the size of mine.

twice
iki kez

Dişlerini günde en az iki kez fırçala. - Brush your teeth twice a day at least.

Ben iki kez Mt. Fuji'ye tırmandım. - I've climbed Mt. Fuji twice.

twice
iki defa

İki defa aynı hatayı yaptı. - He has made the same mistake twice.

İki defa Fuji Dağı'na tırmandım. - I've climbed Mt. Fuji twice.

twice
köhne
twice
çok söylenmiş
twice
twice iki defa söylenmiş
twice
eskimiş
twice
iki kat, iki misli
الإنجليزية - الإنجليزية
twice