O, saçlarını bukleleli tutar.
- She keeps her hair in curls.
Saçımı bukle yapmak çok zaman alıyor.
- Curling my hair takes a lot of time.
Şirketimiz o araştırma projesinde yer almak istiyor.
- Our company wants to take part in that research project.
Olimpiyat Oyunları'nda yer almak istiyorlar.
- They want to take part in the Olympic Games.
Ben şahsen oyuna katılmak istiyorum.
- For myself, I would like to take part in the game.
Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir.
- Everyone has the right to take part in the government of his country, directly or through freely chosen representatives.
Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir.
- Everyone has the right to take part in the government of his country, directly or through freely chosen representatives.
Partiye katılmak istedim fakat yapamadım.
- I wanted to take part in the party but I couldn't.
Onun saçı doğal olarak kıvırcık.
- Her hair is naturally curly.
Bigudilerle saçını kıvırcık yaptı.
- She curled her hair with curlers.
I curl at my local club every weekend.