O bir sineğe bile zarar veremez.
- She can't even harm a fly.
Maddelerin bazıları, özellikle eğer hamile iseniz, zararlıdır.
- Some of the ingredients are harmful, especially if you are pregnant.
Tom eti ızgara yapıyor.
- Tom is grilling meat.
Onları nerede ızgara yaptın?
- Where did you grill them?
Tom'un niyeti zarar vermek değildi.
- Tom didn't mean any harm.
Asla sana herhangi bir zarar vermek istemedim.
- I never meant you any harm.
Tom'u incitmek isteyecek birinin farkında mısın?
- Are you aware of anyone who would want to harm Tom?
Seni asla incitmek istemedim.
- I never wanted to harm you.
Hiç balık ızgara yaptın mı?
- Have you ever grilled fish?
Onları nerede ızgara yaptın?
- Where did you grill them?
Hiç kimse sana kötülük etmeyecek.
- No one will harm you.
O iyilikten çok kötülük yapar.
- It does more harm than good.
Bu ızgara et için bir daldırma sos var mı?
- Is there any dipping sauce for this grilled meat?
I put some peppers and mushrooms on the grill to go with dinner.
Why don't we get together Saturday and grill some burgers?.
The police grilled him about his movements at the time of the crime.