to be similar in appearance to; resemble

listen to the pronunciation of to be similar in appearance to; resemble
الإنجليزية - التركية

تعريف to be similar in appearance to; resemble في الإنجليزية التركية القاموس.

look like
-cek gibi olmak
look like
birisine çekmek
look like
gibi gözükmek
look like
gibi görün

Tom eğleniyor gibi görünüyor. - Tom doesn't look like he's having any fun.

Acı çekiyor gibi görünüyorsun. - You look like you're in pain.

look like
-e benzemek, -çek gibi olmak: "İt looks like rain. - Yağmur yağacağa benziyor."
look like
gibi

Arkadaşım 18'indeymiş gibi göstermek için kimliğinde oynama yaptı. - My friend doctored his ID to make it look like he was 18.

Şu ikizler bezelyedeki iki tane gibi benziyorlar. - Those twins look like two peas in a pod.

to be in
olmak

Planında olmak istiyorum. - I want to be in your plan.

O, öğle yemeğinde zamanında olmak için babasına söz verdi. - She promised her father to be in time for lunch.

look like
{f} benzemek

Tom'a benzemek istiyorum. - I want to look like Tom.

Onlara benzemek istiyorum. - I want to look like them.

look like
-e benzemek
look like
(fiil) benzemek
look like
-e benzemek, -cek gibi olmak: It looks like rain. Yağmur yağacağa benziyor
الإنجليزية - الإنجليزية
look like

He loved him so hard that he loved all his whiskers off, and the pink lining to his ears turned grey, and his brown spots faded. He even began to lose his shape, and he scarcely looked like a rabbit any more, except to the Boy.