thief, burglar, one who steals

listen to the pronunciation of thief, burglar, one who steals
الإنجليزية - التركية

تعريف thief, burglar, one who steals في الإنجليزية التركية القاموس.

robber
soyguncu

Banka soyguncuları bütün yönlere dağıldılar. - The bank robbers dispersed in all directions.

Soyguncu cezalandırılmaktan kaçtı. - The robber escaped being punished.

robber
{i} hırsız

Hırsızlık nedeniyle üç yıl hapse mahkum edildim. - I was sentenced to three years for robbery.

Hırsızlık ne zaman gerçekleşti? - When did the robbery take place?

robber
robberyhırsızlık
robber
adam soyma
robber
yol kesen kimse
robber
(Arılık) yağmacı
robber
harami
robber
{i} haydut
الإنجليزية - الإنجليزية
{i} robber