the amount left owing on a debt following repossession of the collateral

listen to the pronunciation of the amount left owing on a debt following repossession of the collateral
الإنجليزية - التركية

تعريف the amount left owing on a debt following repossession of the collateral في الإنجليزية التركية القاموس.

deficiency
{i} eksiklik
deficiency
(Tıp) Eksiklik, noksanlık, yokluk
deficiency
(Tıp) karans
deficiency
(Tıp) zayıflık
deficiency
(Tıp) defisiyans
deficiency
yetersizlik
deficiency
kusur
deficiency
{i} noksan
deficiency
{i} yoksunluk
deficiency
{i} gerilik
deficiency
(Mukavele) kusur, eksiklik, yetersizlik; hesap açığı
deficiency
(Askeri) AÇIK, HESAP AÇIĞI: Bir hesap müfettişi tarafından resmen açıklanan ve hesabın temizlenmesi, ayarlanmaya veya düzeltici işleme ihtiyaç gösteren bir yanlışlık veya kanun dışı işlem
deficiency
(isim) eksiklik, eksik, yetersizlik; yoksunluk; gereksinim; kusur, noksan, açık, gerilik; hesap açığı
deficiency
deficiency disease gıda eksikliğinden ileri gelen hastalık
deficiency
{i} eksik

Vücut ısısı yükseliyor, nabız yükseliyor... Onun oksijen eksikliği durumu var. - Body temperature rising, pulse rising ... he's in a state of oxygen deficiency.

deficiency
{i} açık
deficiency
(Tıp) Kifayetsizlik, yetmezlik
الإنجليزية - الإنجليزية
deficiency
the amount left owing on a debt following repossession of the collateral

    الواصلة

    the a·mount left ow·ing on a debt fol·low·ing re·pos·ses·sion of the col·lat·er·al

    التركية النطق

    dhi ımaunt left ōîng ôn ı det fälōîng ripızeşın ıv dhi kılätırıl

    النطق

    /ᴛʜē əˈmount ˈleft ˈōəɴɢ ˈôn ə ˈdet ˈfälōəɴɢ ˌrēpəˈzesʜən əv ᴛʜē kəˈlatərəl/ /ðiː əˈmaʊnt ˈlɛft ˈoʊɪŋ ˈɔːn ə ˈdɛt ˈfɑːloʊɪŋ ˌriːpəˈzɛʃən əv ðiː kəˈlætɜrəl/
المفضلات