tezki̇ye

listen to the pronunciation of tezki̇ye
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) Doğruluğuna şehadet etmek
(Osmanlı Dönemi) Birisinin durumu hakkında soruşturmak
(Osmanlı Dönemi) Zekât vermek
(Osmanlı Dönemi) Pak ve temiz etmek
(Osmanlı Dönemi) Övmek, medhetmek
(Osmanlı Dönemi) Zekât almak
(Hukuk) Aklama,(kusurdan)temize çıkarma;tanıkların durumunu öğrenebilmek için mahkemenin o tanıkların bulunduğu yere veya muhtar gönderdiği yazı;tanıkların adil ve tanıklıkları kabul olunabilir kimselerden bulunduğunu bildirmek
tezkiye
Temize çıkarma, aklama
tezkiye
Bir kimsenin iyi bir insan olduğunu kendisini tanıyanlardan soruşturarak ortaya çıkarma
tezkiye
(Osmanlı Dönemi) doğruluğuna şehâdet etmek, temize çıkarma
TEZKİYE VARAKASI
(Hukuk) Kamu görevlilerinin niteliklerini ve durumlarını gösteren ve kanunların istediği hususların içerisine yazıldığı belge
tezki̇ye
المفضلات