tevdi̇'

listen to the pronunciation of tevdi̇'
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) Misafirin veda etmesi. Giderken kalanlara: Allah'a ısmarladık gibi veda etmesi, bolluk hoşluk duasıyla bırakıp gitmesi
(Osmanlı Dönemi) Mutlaka terkedip bırakmak
(Osmanlı Dönemi) Emanet vermek, bırakmak
TEVDİ
(Hukuk) Verme,bırakma
tevdi
Verme, bırakma
tevdi
(Osmanlı Dönemi) bırakma, emanet verme, teslim etme
tevdi etmek
Vermek, bırakmak
USULSÜZ TEVDİ
(Hukuk) Düzensiz saklatım; saklatan tarafından verilen birmiktar para eşya veya kıymetli evrakın saklayıcı tarf.güv.bir yerde saklanması
التركية - الإنجليزية

تعريف tevdi̇' في التركية الإنجليزية القاموس.

tevdi etmek
commit
tevdi etmek
commend
tevdi etmek
hand over
tevdi etmek
(Osmanlıca) hand
tevdi etmek
(Kanun) entrust to
tevdi etmek
(Kanun) submit
tevdi etmek
Entrust; submit
tevdi
entrusting, consigning
tevdi etmek
(Hukuk) to entrust, to submit, to entrust
tevdi etmek
to entrust, commit, or consign (something) to (someone, a place); to confide (a secret) to (someone); to deposit (money) in (a bank)
tevdi etmek
to entrust, to consign