tefekkür

listen to the pronunciation of tefekkür
التركية - الإنجليزية
contemplation

A trivial problem doesn't require long contemplation. - Önemsiz bir problem, uzun tefekküre ihtiyaç duymaz.

consideration
thought
(Ticaret) mediation
reflexion
study
tefekkür etmek
Think about; consider, reflect on, contemplate
tefekkür etmek
to think about; to consider, reflect on, contemplate
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) Fikretmek. Düşünmek. Fikri harekete getirmek.Tefekkür, gafleti izale eder. Dikkat, teemmül; evham zulümâtını dağıtıyor. Lâkin nefsinde, bâtınında, hususi ahvâlinde tefekkür ettiğin zaman derinden derine tafsilât ile tetkikat yap. Fakat afâkî, haricî, umumî ahvalâta teemmül ettiğin vakit sathî, icmalî düşün, tafsilâta geçme. Çünkü icmalde, fezlekede olan kıymet ve güzellik, tafsilâtında yoktur. Hem de âfâkî tefekkür, dipsiz denize benziyor; sahili yoktur. İçine dalma boğulursun. Arkadaş! Nefsî tefekkürde t
(Hukuk) Düşünme, düşünce, fikir yürütme
(Osmanlı Dönemi) düşünmek, derinlemesine, inceden inceye düşünme, fikretme
Düşünme, düşünüş
tefekkür
المفضلات