subito

listen to the pronunciation of subito
الإنجليزية - التركية
birden
çabuk
ani
derhal
suddenly
aniden

Aniden yağmur yağmaya başladı. - Suddenly it began to rain.

Aniden yağmur yağmaya başladı. - It suddenly started raining.

suddenly
birdenbire

Dewey birdenbire bir kahraman oldu. - Dewey was suddenly a hero.

O birdenbire çok mutlu oldu. - He was suddenly very happy.

suddenly
ansızın

Köprü ansızın yıkıldı. - The bridge suddenly gave way.

Tanrı olduğumu ne zaman fark ettim? Güzel, ben dua ediyordum ve ansızın kendi kendime konuştuğumu fark ettim. - When did I realize I was God? Well, I was praying and I suddenly realized I was talking to myself.

suddenly
birden

Dewey birdenbire bir kahraman oldu. - Dewey was suddenly a hero.

Onun birden istifade etmiş olması, bizim için büyük sürpriz. - To our great surprise, he suddenly resigned.

suddenly
palas pandıras
suddenly
durup dururken
suddenly
şırakkadak
suddenly
ani surette
suddenly
hop diye
suddenly
hiç yoktan
suddenly
derken
suddenly
gafleten
suddenly
pat diye
الإنجليزية - الإنجليزية
suddenly
It : "suddenly"
suddenly (Music)
In haste; quickly; rapidly
(Ita) Suddenly
subito accelerando
suddenly speeding up