Japonya'da, Biwa gölünden daha büyük bir göl yoktur.
- In Japan, there is no lake bigger than Lake Biwa.
Tom benden daha büyük.
- Tom is bigger than me.
Elmastan daha sert bir şey yoktur.
- There's nothing harder than a diamond.
Demir altından daha serttir.
- Iron is harder than gold.
Japonya'da, Biwa gölünden daha büyük bir göl yoktur.
- In Japan, there is no lake bigger than Lake Biwa.
Tom benden daha büyük.
- Tom is bigger than me.
Jane'in bu raketi benim dün aldığımdan biraz daha ağır.
- This racket of Jane's is a little heavier than the one which I bought yesterday.
Altın demirden daha ağırdır.
- Gold is heavier than iron.
Biz tepenin zirvesine vardığımızda rüzgar daha da sert esti.
- The wind blew even harder when we reached the top of the hill.
Tepenin üstüne ulaştığımızda rüzgar daha da sert esti.
- The wind blew harder yet when we reached the top of the hill.
Altın sudan çok daha ağırdır.
- Gold is far heavier than water.
Altın demirden daha ağırdır.
- Gold is heavier than iron.
Gold is far heavier than water.
- Gold ist viel schwerer als Wasser.
Who is heavier, Ben or Mike?
- Wer ist schwerer, Ben oder Mike?