Daha çok şeyler hakkında aynı hisleri paylaşıyor gibi göründüğümüzden onunla anlaşmaya vardım.
- I got together with her mainly because we seemed to share the same feelings about things.
Tom Mary'nin kilo alıyor gibi göründüğünü düşündü.
- Tom thought Mary seemed to be gaining weight.
He seemed to have been rich.
- Er schien reich gewesen zu sein.
He seemed to be very keen on music.
- Er schien sehr musikbegeistert.