sâir

listen to the pronunciation of sâir
التركية - الإنجليزية
forth
other (people, things)
another
(Ticaret) miscellaneous
versifier
other
ve sair
and other
tehdit veya şantaj yoluyla para veya sair menfaat temini
(Hukuk) Racketeering and extortion (INT), blackmail (UK)
التركية - التركية
Başka, öteki, diğer
(Osmanlı Dönemi) diğer, başka
SAİR
(Osmanlı Dönemi) Yolcu. Seyyar
SAİR
(Hukuk) Diğer; öteki, öbür
SAİR
(Osmanlı Dönemi) Maadâ. Geçen, dolaşan
SAİR
(Osmanlı Dönemi) Başkası, diğeri
SAİR
(Osmanlı Dönemi) Seyreden, harekette olan
SAİR
(Osmanlı Dönemi) Bir şeyden geri kalan