pronoun thine 1

listen to the pronunciation of pronoun thine 1
الإنجليزية - التركية

تعريف pronoun thine 1 في الإنجليزية التركية القاموس.

yours
saygılarımla
yours
seninki

Seninki çok garip bir hikaye. - Yours is a very strange story.

Kimin evi seninkinin karşısında? - Whose house is opposite to yours?

yours
yours truly hürmetle
yours
ben

O bakımdan benim görüşüm sizinkinden farklıdır. - In that respect, my opinion differs from yours.

Kendini benim yerime koy. - Put yourself in my position.

yours
senin

Defter senin değil, onundur. - The notebook is not yours. It's his.

Sorunu niçin kendin araştırmıyorsun? O senin sorumluluğun. - Why don't you look into the problem yourself? It's your responsibility.

yours
sizin

O bakımdan benim görüşüm sizinkinden farklıdır. - In that respect, my opinion differs from yours.

Kaoru, şimdiye kadar en iyi tepki sizinki - büyük ödülü kazanırsınız. - Kaoru, yours is the best reaction so far - you win the grand prize.

yours
sizinki

Kaoru, şimdiye kadar en iyi tepki sizinki - büyük ödülü kazanırsınız. - Kaoru, yours is the best reaction so far - you win the grand prize.

O bakımdan benim görüşüm sizinkinden farklıdır. - In that respect, my opinion differs from yours.

yours
sizinkiler

Sanırım bunlar sizinkiler. - I think these are yours.

Bizim çocuklar okulda; sizinkiler nerede? - Our children are at school; where are yours?

yours
seninkiler

Bunlar benim ayakkabılarım ve şunlar seninkiler. - These are my shoes and those are yours.

Tüm çabalarım seninkilerle karşılaştırıldığında hiçbir şey. - All my efforts are nothing in comparison with yours.

yours
sizlerinki
الإنجليزية - الإنجليزية
yours