تعريف mech في الإنجليزية التركية القاموس.
- mekanik
Orrery, Güneş Sistemi'nin mekanik bir modelidir.
- Orrery is a mechanic model of the Solar System.
Hiçbir mekanik sorun bulunmadı.
- No mechanical problems were found.
- {k} mechanical, mechanics, mechanism
- şahmerdan
- mechanic
- {i} tamirci
Avukatlar ve oto tamircileri en az güvendiğim insanlardır.
- Lawyers and auto mechanics are the people I trust the least.
Sen çok iyi bir tamirci değilsin.
- You're not a very good mechanic.
- mechanic
- makine ile yapılan
- mechanic
- makinaya ait
- mechanic
- (Askeri) MAKİNİST: Makinistliği sanat edinmiş olan ve her türlü makina hizmetlerini yapabilen usta
- mechanic
- el sanatlarına ait
- mechanic
- makina ustası
- mechanic
- {i} motor tamircisi
- mechanic
- mekanik
Mekanik bir sorunumuz var.
- We've got a mechanical problem.
Orrery, Güneş Sistemi'nin mekanik bir modelidir.
- Orrery is a mechanic model of the Solar System.
- mechanic
- makineye ait
- mechanic
- makineli
- mechanic
- mekanikçi
- mechanic
- makinist
Tom bir makinist olmak istedi.
- Tom wanted to be a mechanic.
- mechanized
- zırhlı
- mechanic
- {i} makineci
- mechanic
- {i} araba tamircisi
Tom bir araba tamircisiydi.
- Tom used to be a car mechanic.
Tom bir araba tamircisidir.
- Tom is a car mechanic.
- mechanized
- (Askeri) MEKANİZE, ZIRHLI: Tank, kariyer, kundağı motorlu silah vesaire gibi, silahlı ve zırhlı muharebe araçları ile teçhiz edilmiş veya edilen Mekanize motorlu (motorized) den farklıdır. Bu kelime, zırhlı (armored) anlamında da kullanılır
- mechanized
- {f} makineleştir: adj.mekanize