mecburum

listen to the pronunciation of mecburum
التركية - الإنجليزية
i have to
mecbur
compelled

I was compelled to go there. - Oraya gitmeye mecbur edildim.

mecbur
forced
mecbur
bound

Tom's bound to need help to move into his new apartment. - Tom, yeni dairesine taşınmak için yardım almaya mecbur.

mecbur
doomed

Your efforts are doomed. - Senin mesain mecburidir.

mecbur
compelled, forced, bound
mecbur
obligate
mecbur
bounden
التركية - التركية

تعريف mecburum في التركية التركية القاموس.

MECBUR
Herhangi bir konuda yükümlü, bir şeyi yapmak zorunda olan: "Biz toprağımızdan düşmanı atmağa mecburuz."- R. E. Ünaydın
MECBUR
Bağlı, düşkün, tutkun
MECBUR
(Osmanlı Dönemi) Hatırı alınmış, gönlü yapılmış. Hakiki manası: Kırıldıktan sonra bütünlenmi
MECBUR
(Osmanlı Dönemi) Zor görmüş. Zorla bir işe girişmiş. İcbar görmüş
mecbur
Herhangi bir konuda yükümlü, bir şeyi yapmak zorunda olan
mecburum
المفضلات