malikâne(ler)

listen to the pronunciation of malikâne(ler)
التركية - التركية

تعريف malikâne(ler) في التركية التركية القاموس.

MALİKANE
(Osmanlı Dönemi) f. Büyük ve gösterişli köşk
MALİKANE
(Osmanlı Dönemi) Tar: Bir kimseye, gelirinden hayatı boyunca istifade etmek; fakat satamamak ve miras bırakamamak şartıyla verilen beylik arazi
malikane
Geniş bir alana kurulmuş, büyük ve gösterişli ev, yurtluk
التركية - الإنجليزية
mansionry
The state of dwelling or residing; occupancy as a dwelling place
malikâne
domain
malikâne
demesne
malikâne
manor

Tom got lost inside the manor. - Tom malikanede kayboldu.

Sami owned a majestic English manor. - Sami, görkemli bir İngiliz malikanesine sahipti.

malikâne
country house, mansion set in a large estate, country estate, Brit. stately home
malikâne
large estate, stately home, manor
malikâne
estate
malikâne kâhyası
land agent
malikâne köşkü
manor house
malikâne sahibi
lord of the manor
malikâne'ye ait
manorial