kifayet

listen to the pronunciation of kifayet
التركية - الإنجليزية
sufficiency
sufficiency; efficiency
competence
efficiency
satisfactory
kifayet etmek
1. to be enough, suffice. 2. (Konuşma Dili) to be satisfied (with), be contented (with)
التركية - التركية
Yetişir miktarda olma, yetme, kâfi gelme
Yeterlilik
Bir işi yapabilecek yetenekte olma, yeterlik, liyakat, iktidar
(Osmanlı Dönemi) yeterli olma
(Osmanlı Dönemi) HESB
KİFAYET
(Osmanlı Dönemi) Lüzumlu kadar olmak. Yetişmek. Bir işe yetecek kadar olmak. İktidar. Liyâkat. Yararlık
kifayet etmek
Yetmek, yeterli olmak
kifayet
المفضلات