karınca yuvası

listen to the pronunciation of karınca yuvası
التركية - الإنجليزية
formicary
anthill

He stuck a straw into an anthill. - O bir karınca yuvasına bir saman çöpü soktu.

ant nest; anthill
karınca yuvası gibi kaynamak
(for a place) to teem or be swarming with people
karınca yuva
anthill

He stuck a straw into an anthill. - O bir karınca yuvasına bir saman çöpü soktu.

When I was a child, I enjoyed destroying anthills. - Çocukken karınca yuvalarını tahrip etmeyi severdim.

التركية - التركية
Karıncaların barındığı yer
(Osmanlı Dönemi) CÜRSUME
(Osmanlı Dönemi) KUŞ'AM
köre
karınca yuvası
المفضلات