kâhi̇n

listen to the pronunciation of kâhi̇n
التركية - الإنجليزية
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) Karışık ve tahmini sözlerle gaibden haber verdiği söylenen kimse. Haberci. Falcı
(Osmanlı Dönemi) Âlim.(Kâhinlere gaybi haberleri getirmek için şeytanlar, tâ semavata çıkıp kulak veriyorlar, yarım yamalak yanlış haberler getiriyorlar diye tefsirlerdeki ifadelerin bir hakikatı şu olmak gerektir ki; semavat memleketinin pâyitahtına kadar gidip o cüz'i haberi almak değildir. Belki cevv-i havaya dahi şumulü bulunan semavat memleketinin (teşbihte hata yok) karakol haneleri hükmünde bazı mevkileri var ki, o mevkilerde Arz mem
kahin
Soothsayer
kahin
Yahudilerin din reisi
kahin
Doğaüstü yollardan gizli, bilinmeyen şeyleri, geleceği bilme iddiasında bulunan kimse
kahin
Doğaüstü yollardan gizli, bilinmeyen şeyleri, geleceği bilme iddiasında bulunan kimse: "F. R. Atay'a bu mücadeleyi kazanacağımızı kâhinler haber vermediler."- O. S. Orhon
kahin
Yahudilerin ulularına verdikleri ad
kâhin
(Osmanlı Dönemi) karışık ve tahminî sözlerle gelecekten haber verdiği söylenen kimse, falcı, haberci