Onun söyledileri bir anlamda doğrudur.
- What he said is true in a sense.
Onun söylediği bir anlamda doğru.
- What she says is right in a sense.
Sanırım onun söylediği bir bakıma doğru.
- I think what he said is true in a sense.
Bir bakıma, yanılıyorsun.
- In a sense, you are wrong.
Bir bakıma uzun boyunlu ve dişsiz çok büyük çenesi olan dev dinozorlar gibi şu görüntüler ortaya çıktı.
- Those shadows appeared in a way like giant dinosaurs, with a long neck and a very big jaw without teeth.
Sizin fikirleriniz bir bakıma doğru.
- Your opinions are right in a way.