You aren't the only one who likes baseball. Tom likes it, too.
- Beyzboldan hoşlanan tek kişi sen değilsin. Tom da ondan hoşlanıyor.
It seems that Cathy likes music.
- Cathy müzikten hoşlanıyor gibi görünüyor.
Felicja enjoys watching TV.
- Felicja, TV izlemekten hoşlanır.
We enjoyed singing songs together.
- Birlikte şarkı söylemekten hoşlandık.
I do not much care for this kind of drink.
- Bu tür içkiden fazla hoşlanmam.
Women didn't care for him.
- Kadınlar ondan hoşlanmadılar.
Fred took a liking to Jane and started dating her.
- Fred Jane'den hoşlanmaya başladı ve onunla çıkmaya başladı.
What's the difference between liking and loving someone?
- Birinden hoşlanmak ve birini sevmek arasındaki fark nedir?