You may choose whichever you like.
- Hoşlandığın herhangi birini seçebilirsin.
You may choose whichever book you want to read.
- Okumak istediğiniz herhangi bir kitabı seçebilirsiniz.
You have nothing whatever to feel guilty about.
- Hakkında suçlu hissedeceğin herhangi bir şey yok.
You may have whatever book you want to read.
- Okumak istediğin herhangi bir kitabı alabilirsin.
You are under no obligation whatsoever to share this information.
- Bu bilgiyi paylaşmak için herhangi bir zorunluluk altında değilsin.
Sami had no education whatsoever.
- Sami'nin herhangi bir eğitimi yoktu.
Do you have any condoms?
- Herhangi bir prezervatifin var mı?
Open an image and select an image layout. Click Open for opening an image. Click Quit for quitting the program. Image Layout feature allows you to view in any layout.
- Bir resim açın ve bir resim düzeni seçin. Bir resim açmak için Aça tıklatın. Programdan çıkmak için Çıkışı tıklatın. Resim Düzeni özelliği herhangi bir düzende göstermenize olanak tanır.
Tom certainly works as hard as anyone else on his team.
- Tom kesinlikle takımındaki herhangi biri kadar çok çalışıyor.
I met her on a certain winter day.
- Herhangi bir kış gününde ona rastladım.
Everyone is a moon, and has a dark side which he never shows to anybody.
- Herkes bir aydır, ve herhangi birine asla göstermeyeceği karanlık bir tarafı vardır.
Never have I heard anyone say a thing like that.
- Herhangi birinin öyle bir şey söylediğini asla duymadım.
Don't you have anything smaller than that?
- Ondan daha küçük herhangi bir şeyin yok mu?
Can you see anything in there?
- Orada herhangi bir şey görebiliyor musun?
I have Tom's address somewhere.
- Herhangi bir yerde Tom'un adresine sahibim.
Anyone can participate.
- Herhangi biri katılabilir.
Anyone could do that.
- Herhangi biri onu yapabilir.
Anybody can participate.
- Herhangi biri katılabilir.
Tom didn't shoot anybody.
- Tom herhangi birine ateş etmedi.
Some people don't believe in any religion.
- Bazı insanlar herhangi bir dine inanmıyor.
You don't marry someone you can live with — you marry the person whom you cannot live without.
- Sen yaşayabileceğin herhangi biriyle evlenme - sen onsuz yaşayamayacağın kişiyle evlen.
You have nothing whatever to be embarrassed about.
- Hakkında mahcup olacağın herhangi bir şey yok.
You may have whatever book you want to read.
- Okumak istediğin herhangi bir kitabı alabilirsin.
Sami had no education whatsoever.
- Sami'nin herhangi bir eğitimi yoktu.
You are under no obligation whatsoever to share this information.
- Bu bilgiyi paylaşmak için herhangi bir zorunluluk altında değilsin.
You may take either of the two books.
- İki kitaptan herhangi birini alabilirsin.
I don't like either of them.
- Ben, onlardan herhangi birini sevmiyorum.
I didn't see either boy.
- Çocuklardan herhangi birini görmedim.
I don't like either of them.
- Ben, onlardan herhangi birini sevmiyorum.
Choose any one from among these.
- Bunların arasından herhangi birini seç.
Any one of us could suffer from malnutrition without being aware of it!
- Herhangi birimiz bunun farkında olmadan yetersiz beslenmeye maruz kalabilir!
Take whichever you want.
- İstediğiniz herhangi birisini alın.
You can buy whichever you like, but not both.
- İstediğin herhangi birini alabilirsin fakat ikisini değil.
Can you see anything at all there?
- Orada herhangi bir şey görebiliyor musun?
Can you see anything in there?
- Orada herhangi bir şey görebiliyor musun?
His daughter is eager to go with him anywhere.
- Kızı onunla birlikte herhangi bir yere gitmeye isteklidir.
Tom says he thinks he could live anywhere.
- Tom herhangi bir yerde yaşayabileceğini sandığını söylüyor.
Eat whichever one you like.
- Hoşlandığın herhangi birini ye.
Choose any one from among these.
- Bunların arasından herhangi birini seç.