having sufficient power, force, or efficacy, for the object

listen to the pronunciation of having sufficient power, force, or efficacy, for the object
الإنجليزية - التركية

تعريف having sufficient power, force, or efficacy, for the object في الإنجليزية التركية القاموس.

available
{s} mevcut

Bu kitabın hem sert hem de yumuşak kapak sürümleri mevcuttur. - The book is available in both hard and soft-cover versions.

Mevcut tek oda iki kişiliktir. - The only room available is a double.

available
müsait

Belediye Başkanı şimdi müsait değil. - The mayor is not available now.

John şu an müsait mi? - Is John available now?

available
{s} var

Bu gece için mevcut bir oda var mı? - Is there a room available for tonight?

Araştırma için mevcut az paramız var. - We have little money available for the research.

available
{s} geçerli

Bu teklif beş gün için geçerlidir. - This offer is available for five days.

Bu teklif sadece sınırlı bir süre boyunca geçerlidir. - This offer is available for a limited time only.

available
(Ticaret) mevcut olan
available
{s} kullanışlı
available
(Ticaret) elde hazır bulunan
available
kullanılır
available
müsait olmak
available
yararlanılır
available
elde

Biletler Lions Kulübü üyelerinden elde edilebilir. - Tickets are available from Lions Club members.

available
{s} eldeki
available
elde edilebilir

Biletler Lions Kulübü üyelerinden elde edilebilir. - Tickets are available from Lions Club members.

available
görüşmeye uygun
available
meşgul değil
available
kullanılabilir

Bu bilet bütün bir yıl için kullanılabilir. - This ticket is available for a whole year.

Netflix artık Avrupa'da kullanılabilir. - Netflix is now available in Europe.

available
{s} hazır

Öğle yemeği hazır olacak. - Lunch will be available.

Önümüzdeki hafta bir görüşme mülakatı için hazır mısınız? - Are you available next week for a follow-up interview?

available
olası
الإنجليزية - الإنجليزية
available
having sufficient power, force, or efficacy, for the object
المفضلات