have a good time!

listen to the pronunciation of have a good time!
الإنجليزية - التركية
iyi vakit geçirmek
ıyi eğlenceler
sefa sürmek
eğlenmek

O eğlenmek için şehre gitti. - He went to the city to have a good time.

Tom'un eğlenmek için paraya ihtiyacı yok. - Tom doesn't need money to have a good time.

have fun!
eğlenin!
have a good time
İyi eğlenceler
have a good time
(deyim) eglenceli vakit gecirmek
الإنجليزية - الإنجليزية
have fun!
To enjoy oneself
enjoy yourself!; have a pleasant time, have fun, enjoy
have a good time!
المفضلات