Hasarlı saygınlığını onarmayı denedim.
- I tried to repair his damaged prestige.
Hasarlı borudan su akıyordu.
- Water was coming out of the damaged pipe.
O yaralı! Ambulans çağır!
- He's hurt! Call an ambulance!
Yaralı olmadığına memnun oldum.
- I'm glad you weren't hurt.
Çatı fırtınadan zarar görmüştü.
- The roof was damaged by the storm.
Zarar görmüş itibarını tamir etmeye çalıştım.
- I tried to repair his damaged prestige.
Sami, Leyla'nın itibarına hasar verdi.
- Sami damaged Layla's reputation.
Rock grubu otel odasına hasar verdi.
- The rock band damaged the hotel room.
Tayfun tarafından çatımıza zarar verildi.
- We got our roof damaged by the typhoon.
Kaza, arabasının ön tekerlerine zarar verdi.
- The accident damaged her car's front wheels.