görmez

listen to the pronunciation of görmez
التركية - الإنجليزية
blind

He turned a blind eye to him. - O onu görmezden geldi.

sightless
görür görmez
at sight
görür görmez
on sight
görür görmez
at first sight
görür görmez
at the sight of
görür görmez
as soon as one sees
gün görmez
1. (place) which doesn't get any sunlight, sunless. 2. (someone) who never gets out in the sun
görmez para
no chicken feed
kendi gözündeki merteği görmez, elin gözündeki çöpü görür
(Konuşma Dili) He doesn't see the beam in his own eye, but he sees the mote in the eye of another person
zarar görmez
invulnerable
التركية - التركية
Görme engelli
Görme yetisi olmayan (kimse), kör, âma
görmez
المفضلات