gölün

listen to the pronunciation of gölün
التركية - الإنجليزية

تعريف gölün في التركية الإنجليزية القاموس.

göl
lake

We've walked all around the lake. - Biz gölün etrafında yürüdük.

Drop by drop, the lake fills. - Damlaya damlaya göl olur.

göl
pond

There are a lot of fish in the pond. - Gölde çok sayıda balık var.

She would have fallen into the pond if he had not caught her by the arm. - Eğer onu kolundan yakalamasaydı, göletin içine düşmüş olacaktı.

göl
{i} mere
göl
lacustrine
göl
loch
göl
lough
Göl
(Tıp) lacus
göl
tarn
التركية - التركية

تعريف gölün في التركية التركية القاموس.

Göl
istel
göl
Yapay su birikintisi
göl
Büyük tarla
göl
Oluşması genellikle tektonik, volkanik vb. olaylara bağlı olan, toprakla çevrili, derin ve geniş, tuzlu veya tuzsuz durgun su örtüsü
göl
Oluşması genellikle tektonik, volkanik vb. olaylara bağlı olan, toprakla çevrili, derin ve geniş, tuzlu veya tuzsuz durgun su örtüsü: "Gölün üstünde güneşin doğuşuna batışına, aylı gecelere doyum olmuyordu."- N. Cumalı