from (time)

listen to the pronunciation of from (time)
الإنجليزية - التركية

تعريف from (time) في الإنجليزية التركية القاموس.

since
-den dolayı
since
dığı için
since
beri

Onun geçen aydan beri hasta olduğunu duydum. - I hear he has been ill since last month.

Mac bir yabani at almak istediğinden beri, parasını biriktiriyor. - Since Mac wants to buy a new Mustang, he is saving money.

since
madem

Mademki buradasın, akşam yemeği yesen iyi olur. - Since you're here, you had better eat dinner.

Mademki yağmur yağıyor, evde kalsan daha iyi olur. - Since it's raining, it would be better it you stayed at home.

since
{e} den itibaren
since
o zamandan beri

Tom o zamandan beri Mary'yi görmedi. - Tom hasn't seen Mary since then.

Tom üç yıl önce Japonya'ya geldi ve o zamandan beri burada yaşamaktadır.. - Tom came to Japan three years ago and has been living here ever since then.

since
bu yana

İlk yarıyıldan bu yana notlarım düzeldi. - My grades have improved since first semester.

Vay be, Daniel'ı son gördüğümden bu yana çok kilo almış. - Wow, Daniel has put on a lot of weight since the last time I saw him.

since
(bağlaç) den beri, olalı, edeli, madem, yapalı, mademki, dığı için
since
çok evvel
since
hazır

Hazır olmadığı için onsuz gittik. - We went without him since he wasn't ready.

since
-eli beri
since
-den itibaren
since
yapalı
since
dolayı

Meşgul olduğundan dolayı, seni karşılayamaz. - Since he's busy, he can't meet you.

Bu sabah erken saatlerden beri yemek yemediğimden dolayı oldukça açım. - I'm pretty hungry since I haven't eaten since early this morning.

since
mademki

Mademki yağmur yağıyor, evde kalsan daha iyi olur. - Since it's raining, it would be better it you stayed at home.

Mademki buradasın, akşam yemeği yesen iyi olur. - Since you're here, you had better eat dinner.

since
ıf.için: prep.-den beri
since
-den beri
since
z. o zamandan beri, ondan sonra: He left Wednesday, and I haven't seen him since. Çarşamba gitti; o zamandan beri görmedim. They started the
الإنجليزية - الإنجليزية
since
from (time)

    فيديوهات

    ... being watched all the time in some abstract way." And someone else might say, "Yeah, but ...
    ... And we don't have time in his keynote to ...
المفضلات