freundeskreis

listen to the pronunciation of freundeskreis
ألمانية - التركية
arkadaşlar
الإنجليزية - التركية

تعريف freundeskreis في الإنجليزية التركية القاموس.

group
grup

Bu grupla kendimi tanıtmak istemiyorum. - I don't want to identify myself with that group.

Grup bombalama sorumluluğunu üstlendi. - The group claimed responsibility for the bombings.

friends
arkadaşlar

Facebook'taki arkadaşlarının resimlerine bakmak vakit kaybıdır. - Looking at your Facebook friends' photos is a waste of time.

Onun kız kardeşi ile ben iyi arkadaşlar olacağız. - His sister and I will be good friends.

friends
arkadaş olmak

Tom sadece sizinle arkadaş olmak istiyor. - Tom just wants to be friends with you.

Kız kardeşinle arkadaş olmak istiyorum. - I want to make friends with your sister.

group
{f} gruplandırmak
group
gruplamak
group
türkümlemek
group
türkümlere ayırmak
group
küme
group
gruplara ayrılmak
group
gruplaşmak
group
topluluk

Gruplar ya küçük bir toplulukla ya da tüm dünya ile bir ilgi paylaşmak için iyi bir yoldur. - Groups are a good way to share an interest with either a small community or the whole world.

Ek olarak yaşlılar birbirleriyle sosyalleşebilsin ve Amerikan hayatının aktif üyeleri olarak kalabilsinler diye birçok topluluk kurulmuştur. - In addition many groups have been formed so that the elderly can socialize with one another and remain active participants in American life.

circle of friends
arkadaş çevresi
group
{i} kütle
group
{i} öbek
group
{i} kafile
group
yan yana
group
aynı zamanda teşekkü1 ettiği farzolunan kaya tabakaları
group
(Tıp) Kimyasal bileşim hususunda birbirine benzer maddeler takımı