falas

listen to the pronunciation of falas
الإنجليزية - التركية

تعريف falas في الإنجليزية التركية القاموس.

shore
kıyı

Ben, kıyıdan yaklaşık bir mil ötede bir balıkçı teknesi gördüm. - I saw a fishing boat about a mile off the shore.

On dakikalık bir başka yürüyüş bizi kıyıya getirdi. - Another ten minutes' walk brought us to the shore.

shore
{i} sahil

Tom tek başına sahil boyunca yürüdü. - Tom walked along the shore alone.

Tom ve Mary kamp yapacak bir yer arayarak sahil boyunca kanolarını kullandılar. - Tom and Mary paddled their canoe along the shoreline, looking of a place to camp.

shore
{i} dayanak
shore
takviye etmek
shore
kırak
shore
destek

Şirketi desteklemeye çalışırken milyonlarca dolar harcandı. - Millions of dollars have been spent trying to shore up the company.

shore
desteklemek
shore
{i} payanda
shore
hudutsuz
shore
kıyısız
shore
{f} (fiyatları) desteklemek
shore
{f} (bir şeyin çökmesini önlemek için) bir tarafına destek koymak, desteklemek, payanda vurmak
shore
(isim) sahil, deniz kıyısı, deniz kenarı, kıyı, kara, dayanak, destek, payanda
shore
{f} up
shore
{i} deniz kıyısı
shore
shore dinner deniz mahsullerinden ibaret yemek
shore
{f} kanıtlamak
shore
(fiil) destek olmak, desteklemek, kanıtlamak, payanda vurmak
الإنجليزية - الإنجليزية
shore