Onların kazanmasını istiyordum.
- Quería que ellos ganaran.
Yirmi kişiyi partime davet ettim fakat onların hepsi gelmedi.
- Invité a veinte personas a mi fiesta pero ninguno de ellos vino.
Onlarla birlikte oraya gitmemelisin.
- No deberías ir allí con ellos.
Onlarla ne yapacağınıza siz karar verin.
- Lo que quieras hacer con ellos es asunto tuyo.
Gerçekten onlara güvenmiyorum.
- Realmente no confío en ellos.
Onlara güvenmek zorundayız.
- Tenemos que confiar en ellos.
Tom onlardan biri değil.
- Tom no es uno de ellos.
İnsanların dedikoduyu sevmediği tek zaman dedikoduda onlardan bahsedildiği zamandır.
- La única vez que a la gente no le gusta el chisme es cuando el chisme se refiere a ellos.