eldfather

listen to the pronunciation of eldfather
الإنجليزية - التركية

تعريف eldfather في الإنجليزية التركية القاموس.

ancestor
ata

Tom'un ataları Afrikadan geldi. - Tom's ancestors came from Africa.

Benim atalarım bu memleketin öncüleriydi. - My ancestors were the pioneers of this land.

grandfather
büyükbaba

Büyükbabam tarafından bana Robert adı verildi. - I was named Robert by my grandfather.

Tom, Mary'nin onun büyükbabasının altın saatini çaldığından oldukça emindi. - Tom was reasonably certain that Mary had stolen his grandfather's gold watch.

ancestor
{i} cet
ancestor
{i} dede
ancestor
{i} soy

İngilizce ve Almanca ortak bir soyu paylaşırlar. - English and German share a common ancestor.

Dünyadaki bütün insanlar ortak bir atanın soyundan gelirler. - All humans on Earth are descended from a common ancestor.

grandfather
{i} dede

Dedem yaşından dolayı pek iyi duyamıyor. - Because of his age, my grandfather doesn't hear well.

Bana o masalı anlatan dedemdi. - It was my grandfather that told me that story.

الإنجليزية - الإنجليزية
ancestor
grandfather
eldfather
المفضلات