Hasta tamamen iyileşti.
- The patient made a full recovery.
Tom hastaneye büyük bir bağış yaptı.
- Tom made a big donation to the hospital.
Hayır, sana kızgın değilim, sadece hayal kırıklığına uğradım.
- No, I'm not mad at you, I'm just disappointed.
Onun kalesi kırık camdan yapılmıştı.
- His castle was made of broken glass.
O, müziği deli gibi seviyor.
- He is mad about music.
Tom bir deli gibi çalıştı.
- Tom worked like a madman.
Niçin bana kızgınsın?
- Why are you mad at me?
Eşiniz size çok kızgın.
- Your wife is mad at you.
Çağırılmadığı için sinirliydi.
- He was mad because he was not invited.
Çok sinirliyken iyiyle kötüyü ayırmaya çalışmanın bir faydası yoktur.
- It is no use trying to separate the sheep from the goats while in a state of madness.
Tom çılgın gibi görünüyor.
- It looks like Tom is mad.
Buz gibi suda yüzmeyi denemesi çılgınlıktı.
- It was mad of him to try to swim in the icy water.
O kadar üzgündü ki neredeyse çıldırmıştı.
- He was so sad that he almost went mad.