1914'te olduğu gibi 1939'da dünya bir savaşın eşiğindeydi.
- En 1939, como en 1914, el mundo estaba al borde de la guerra.
O, on yıl önce olduğu gibi değil.
- No es como hace diez años.
Çocuk köle olarak satıldı.
- El chico fue vendido como esclavo.
Kaptan olarak ilk yolculuğuydu.
- Era su primer viaje como capitán.
Lütfen bana havalanına nasıl gideceğimi söyle.
- Por favor, dime cómo llegar al aeropuerto.
Nasıl bilet alacağımı bilmiyorum.
- No sé cómo comprar un billete.
Onun nasıl kullanılacağını bilmiyorum.
- Eu não sei como utilizar isto.
Röportajın nasıl gitti?
- Como foi a sua entrevista?