close to; in the vicinity

listen to the pronunciation of close to; in the vicinity
الإنجليزية - التركية

تعريف close to; in the vicinity في الإنجليزية التركية القاموس.

close by
civarında
close by
yanı başında
close by
yakınında
near
yakınlarda

Yakınlardaki küçük bir kasabada yaşıyordu. - He lived in a small town nearby.

Yakınlarda bir çiçek mağazası var. - There is a flower shop near by.

near
az kalsın

Yoldan geçerken az kalsın araba çarpıyordu. - He was nearly hit by the car while crossing the street.

close by
e yakın
near
yakında

Yakında bir telefon var mı? - Is there a telephone nearby?

Affedersiniz, yakında bir tuvalet var mı? - Excuse me, is there a toilet nearby?

near
{f} yaklaş

Doğum günün yaklaşıyor. - Your birthday is drawing near.

Bana yaklaşma, soğuk almışım. - Don't come near me. I have a cold.

close by
{e} yanında
close by
yakında

Yakında bir postane var. - There is a post office close by.

Tom oldukça yakında yaşıyor. - Tom lives quite close by.

close by
{e} çok yakın
close by
-e yakın
near
{s} eli sıkı
near
(sıfat) yakın, samimi, eli sıkı, cimri
near
(zarf) yakın, yakında, yaklaşık olarak, hemen hemen
near
yakınında

Buranın yakınında iyi bir Tayland restoranı var. - There's a nice Thai restaurant near here.

Dün ben Denizli'ye gittim ve kümesin yakınında bir horoz gördüm. - Yesterday I went to Denizli and I saw a rooster near the coop.

near
ne
near
neredeyse

O oraya varmadan önce, neredeyse hava kararacak. - By the time she gets there, it will be nearly dark.

O kaydı ve neredeyse düşecekti. - He slipped and nearly fell.

near
sıkı

Araba frenleri sıkıştığında neredeyse bir kaza yapıyorduk. - We nearly had an accident when the car brakes jammed.

near
hemen hemen

Hemen hemen hiç yakın dostu yoktur. - She has nearly no close friends.

Biz hemen hemen hazırız. - We're pretty near done.

الإنجليزية - الإنجليزية
{e} near
{e} close by