called; having the name, identified as; mentioned; having a name

listen to the pronunciation of called; having the name, identified as; mentioned; having a name
الإنجليزية - التركية

تعريف called; having the name, identified as; mentioned; having a name في الإنجليزية التركية القاموس.

named
{f} adlandır

Kurban adlandırılmadı. - The victim hasn't been named.

Sokak, Başkan Madison olarak adlandırılır. - The street is named for President Madison.

named
adında

Tom'un Mary adında bir kız kardeşi var. - Tom has a sister named Mary.

Tom'un Mary adında bir kız kardeşi var. - Tom has a younger sister named Mary.

named
adlandırılan
named
{s} adlı

Onun Mary adlı bir kızı var. - She has a daughter named Mary.

Ben Ken adlı uzun boylu bir adamla tanıştım. - I met a tall man named Ken.

named
{s} denilen

Tom denilen birini hatırlamıyorum. - I don't remember anyone named Tom.

Ölüm koğuşunda Tom Jackson denilen bir adam var. - There's a guy named Tom Jackson on death row.

الإنجليزية - الإنجليزية
{s} named
called; having the name, identified as; mentioned; having a name
المفضلات