birinin

listen to the pronunciation of birinin
التركية - الإنجليزية
belonging to one
one's

It is easy to make a man one's friend, but hard to keep him so. - Bir insanı birinin arkadaşı yapmak kolaydır fakat onu öyle sürdürmek zordur.

Books are the offspring of one's mind. - Kitaplar birinin aklının ürünleridir.

of one of
that one
be beyond s.o.'s grasp
put s.o. off
biri
somebody

Somebody had drowned her in the bathtub. - Biri onu küvette boğmuştu.

Somebody has broken this dish. - Biri bu tabağı kırdı.

biri
one

The view of the Earth from the Moon is one of the iconic images of the 20th century. - Dünya'nın Ay'dan görüntüsü, 20. yüzyılın ikonik resimlerinden birisidir.

I know one of them but not the other. - Birini tanıyorum da ötekini değil.

birinin işine karışmak
Meddle, interfere, butt in, interlope
birinin burnuna gülmek
laugh in someone's face
birinin gelmesini beklemek
wait for smb. to come
birinin kaderini çizmek
(deyim) seal someone's fate
birinin kaderini çizmek
(deyim) seal someone's doom
birinin kötü ruhu
evil genius
birinin suratına gülmek
laugh in someone's face
biri
{i} cookie

I'd like you to try one of these cookies. - Bu kurabiyelerden birini denemeni istiyorum.

I usually don't like sweet things, but I will try one of your cookies. - Ben genellikle tatlı şeyleri sevmiyorum ama senin kurabiyelerinden birini deneyeceğim.

biri
any

You may choose any of them. - Onlardan herhangi birini seçebilirsin.

Anyone could do that. - Herhangi biri onu yapabilir.

(ünlü) birinin imzası
autograph
biri
one of

Manchester United is one of the most successful teams in both the Premier League and England. - Manchester United, hem Premier League'de hem de İngiltere'de en başarılı takımlardan biridir.

I know one of them but not the other. - Birini tanıyorum da ötekini değil.

biri
anyone

Anyone can cultivate their interest in music. - Birisi müziğe olan ilgisini geliştirebilir.

Well, yes, but I don't want anyone to know. - Pekala, evet, fakat herhangi birinin bilmesini istemiyorum.

biri
soul

I don't have a soul, and neither does anyone else. - Benim bir ruhum yok ve başka birinin de yok.

Does anyone have a soul? - Herhangi biri bir ruha sahip midir?

biri
first

Someone has ripped out the first three pages of this book. - Biri bu kitabın ilk üç sayfasını yırtmış.

Let's draw lots to decide who goes first. - Kimin birinci olduğuna karar vermek için kura çekelim.

biri
someone

A stranger tapped me on the shoulder from behind. He must have mistaken me for someone else. - Bir yabancı omzuma arkadan dokundu. Beni başka birisiyle karıştırmış olmalı.

You don't marry someone you can live with — you marry the person whom you cannot live without. - Sen yaşayabileceğin herhangi biriyle evlenme - sen onsuz yaşayamayacağın kişiyle evlen.

biri
in one

Tom lost the sight in one of his eyes in a traffic accident. - Tom bir trafik kazasında gözlerinden birinde görme yeteneğini kaybetti.

Susan will be ready to the party in one hour and will need someone to pick her up. - Susan bir saat içinde parti için hazır olacak ve onu alması için birine ihtiyacı olacak.

biri
of one

Books are the offspring of one's mind. - Kitaplar birinin aklının ürünleridir.

His face reminded me of one of my friends in my senior high school days. - Onun yüzü bana lise günlerimdeki arkadaşlarımdan birini hatırlatıyor.

başka birinin
somebody elses
biri
one of them

There are nine planets travelling around the sun, the earth being one of them. - Güneşin etrafında dönen dokuz gezegen vardır,Dünya onlardan biridir.

One of them is a spy. - Onlardan biri bir casus.

biri
one (of them); somebody, someone
biri
one; cookie
biri
_un
boer cumhuriyetlerinden birinin yurttaşı
burgher
değer verilen birinin hamurundaki bozukluk
feet of clay
kabahati birinin üzerine atmak
to lay the blame on sb
الإنجليزية - الإنجليزية

تعريف birinin في الإنجليزية الإنجليزية القاموس.

biri
{i} (in India) bidi, cheap cigarette made from cut tobacco rolled in leaf
التركية - التركية

تعريف birinin في التركية التركية القاموس.

birinin varı yoğu
Bir kimsenin sahip olduğu her şey
birinin veya bir şeyin peşinde
Çok istenilen şeyi belirtir
biri
Yüklem durumunda olan bir isim takımının belirtileni olarak kullanıldığında, belirtenin hor görüldüğünü anlatır
biri
Bilinmeyen bir kimse: "İhtimal hırsız Eşref'in hayranlarından biriydi."- O. S. Orhon
biri
Bir tanesi: "Vagonun birine binip bölmelerden birine yerleşti."- M. Ş. Esendal
biri
Bir tanesi
biri
Bilinmeyen bir kimse
biri
Yüklem durumunda olan bir isim takımının belirtileni olarak kullanıldığında belirtenin hor görüldüğünü anlatır