binası

listen to the pronunciation of binası
التركية - الإنجليزية

تعريف binası في التركية الإنجليزية القاموس.

bina
structure

The building's structure is compromised. - Binanın yapısı tehlikeli.

The building is a huge structure. - Bina büyük bir yapıdır.

bina
building

They have been working on the new building. - Onlar yeni binada çalışmaktalar.

A lot of buildings collapsed in Japan due to the earthquake yesterday. - Dün Japonya'da bir sürü bina deprem dolayısıyla yıkıldı.

belediye binası
town hall

The town hall was full of people. - Belediye binası insanlarla doluydu.

The Rotes Rathaus is the town hall of Berlin. - Rotes Rathaus Berlin'in belediye binasıdır.

mahkeme binası
courthouse

Sami's supporters gathered outside the courthouse. - Sami'nin destekçileri mahkeme binasının dışında toplandı.

belediye binası
(İnşaat,Politika, Siyaset) municipal building
bina
wark
bina
(Ticaret) business homestead
bina
plant
bina
official building
genel müdürlük binası
(Politika, Siyaset) head office
hizmet binası
service building
konsolosluk binası
consulate
konut binası
(İnşaat) residential building
okul binası
hall
terminal binası
(Askeri) terminal building
tiyatro binası
(Muzik) playhouse
yönetim binası
administration building
yönetim binası
administrative building
üniversite binası
hall
bina
construction

The construction of the building will be started next year. - Binanın inşaatı önümüzdeki yıl başlayacaktır.

The new station building is under construction and will be completed soon. - Yeni istasyon binası inşaat halinde ve yakında tamamlanacak.

bina
erection
bina
door

Three children opened the door of the building. - Üç çocuk binanın kapısını açtı.

There is no door on this side of the building. - Binanın bu tarafında hiç kapı yoktur.

bina
edifice
atık binası
waste building
rektörlük binası
building of rectorate
Amerikan kongre binası
Capitol
avam kamarası binası
the Commons
belediye binası
guildhall
belediye binası
town house
belediye binası nerede
Where is the town hall
bina
basing (a statement, a case) on (something)
bina
(a) building; edifice; structure, (a) construction: Yüksek binaları sevmez. He doesn't like tall buildings
bina
building, constructing, erecting (a structure)
bina
building, construction, edifice, structure
bina
mansions
bina
facility
bölgesel dernek binası
chapter house
devlet binası
state building
dini toplantı binası
conventicle
esnaf birliği binası
guildhall
fabrika binası
factory premises
fabrika binası
manufacturing quarter
fabrika binası
plant premises
hükümet binası
government building
hükümet binası
court house
itfaiye binası
fire house
itfaiye binası
fire station
kantar binası
weighhouse
kantar binası
weigh house
kazan binası
boiler house
kilise binası
church building
kulüp binası
clubhouse

Hats aren't allowed to be worn inside the clubhouse. - Kulüp binasında şapka giyilmesine izin verilmiyor.

kurum binası
institution
kıç kasara binası
(Askeri) poop deekhouse
lojman binası
lodging building
mahkeme binası
court house
meclis binası
parliament building
ofis binası
office building
okul binası
schoolhouse

The teachers could not decide where to build the new schoolhouse. - Öğretmenler yeni okul binasını nereye inşa edeceklerine karar veremedi.

okul binası
school

The new school building is expected to be completed by spring next year. - Yeni okul binasının gelecek yıl bahara bitmiş olması bekleniyor.

He set fire to the school building. - Okul binasını ateşe verdi.

okul binası yapımı
school building construction
opera binası
opera house

This is a picture of the Opera House in Sydney. - Bu, Sydney'deki Opera Binası'nın bir resmidir.

The Haskell Free Library and Opera House was built on the border between Canada and the United States. - Haskell Ücretsiz Kütüphane ve Opera Binası, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki sınırında inşa edilmiştir.

papazlar meclisi binası
chapter house
santral binası ekipmanı
power house equipment
sergi binası
exhibition premises
tiyatro binası
(roma) odeon
tiyatro binası
odeum
valilik binası
governor´s office
çin'de gümrük binası
chophouse
التركية - التركية

تعريف binası في التركية التركية القاموس.

Bina
(Osmanlı Dönemi) KİRDAR
BİNA
(Osmanlı Dönemi) f. Gören, görücü
BİNA
(Osmanlı Dönemi) Göz
TERMİNAL BİNASI
(Hukuk) Terminalde bulunan ve çeşitli hizmetlerin verildiği yapı
bina
Arapça fiil çatısını konu edinen bilim ve kitap
bina
Yapı: "Yalı, çok pencereli, iki katlı, yayvan bir binadır."- B. Felek
bina
Çatı
bina
Yapı
bina
Arapça eylem çatısını konu edinen bilim ya da kitap
binâ
(Osmanlı Dönemi) yüklem. Yüklenecek olan
vilayet binası
Şehrin valilik makamı ile idari ve adli kurumlarının bulunduğu yapı
şalt binası
Gaz boru hattı veya ana dağıtım boru hattında, boru donanımı veya boru donanım elemanlarını (vana, basınç regülatörü vb.) korumak için yer altında inşa edilen bina