Sağlık, hastalık gelene kadar kıymetli değildir.
- Health is not valued till sickness comes.
Sinüs ve kosinüs fonksiyonları -1 ve 1 arasında bir değer alır (-1 ve 1 dahil).
- The functions sine and cosine take values between -1 and 1 (-1 and 1 included).
O sağlığa zenginliğin üzerinde değer verir.
- She values health above wealth.
İstediğim ceket üç yüz dolara fiyatlandırıldı.
- The coat I wanted was priced at three hundred dollars.
Sami kendini yeterince değerli hissetmedi.
- Sami didn't feel valued enough.
Hiçbir şey zamandan daha değerli değildir fakat hiçbir şey daha az değerli değildir.
- Nothing is more valuable than time, but nothing is less valued.
Gebelik onu gerilme izleriyle bıraktı.
- The pregnancy left her with stretch marks.
O kalemin ucunda diş izleri var.
- There are teeth marks on the end of that pencil.
Mary ahlaki değerlerini reddetti ve bir hiççi oldu.
- Mary renounced her moral values and became a nihilist.
Aynı değerleri paylaşmıyoruz.
- We don't share the same values.
Soru işaretlerini emin olduğunuz yere koyun.
- Put question marks where you're sure.
Tırnak işaretlerinin nasıl kullanılacağını bilmiyorum.
- I don't know how to use quotation marks.
Bu belirsiz zamanlarda yaşamada, esnek olmak ve geleneksel değerlere esir olmamak gerekmektedir.
- In living through these uncertain times, it is necessary to be flexible and not be a captive to traditional values.
Muhtemelen Başbakan, dinî değerlere dayalı siyaseti kast ediyordur.
- Probably, the prime minister means 'politics based on religious values.'