Ayrıca, bu gerçekten ilginç bir sorundur.
- Besides, it's a really interesting problem.
Gitmek istemiyorum ve ayrıca çok geç.
- I don't want to go, and besides it's too late.
Arkadaşlarının dışında kimse geliyor mu?
- Is anyone coming besides your friends?
Mary ve John'un dışında odada kimse yoktu.
- There was no one in the room besides Mary and John.
Şimdi çok geç oldu. Üstelik, yağmur yağmaya başlıyor.
- It's too late now. Besides, it's starting to rain.
Sir Winston Churchill, büyük bir devlet adamı olmanın yanı sıra, büyük bir yazardı.
- Besides being a great statesman, Sir Winston Churchill was a great writer.
Bunun yanı sıra, nasıl dans edilir bilmiyorum.
- Besides that, I don't know how to dance.
Sir Winston Churchill, büyük bir devlet adamı olmanın yanı sıra, büyük bir yazardı.
- Besides being a great statesman, Sir Winston Churchill was a great writer.
Bunun yanında işşizlik artıyor.
- Besides that, unemployment is increasing.
Hepimiz onun yanında gittik.
- All of us went besides him.
Birkaç kız kapının yanında duruyor.
- Several girls are standing beside the gate.
Mary dolaptan ütü masasını çıkardı ve onu açtı, pencerenin yanına yerleştirdi.
- Mary pulled the ironing board out of the closet and unfolded it, setting it up beside the window.
Herkes onun yanına oturmak istiyor.
- Everybody wants to sit beside her.
O mağaza mobilya dışında birçok şey satmaktadır.
- That store sells many things besides furniture.
Mary ve John'un dışında odada kimse yoktu.
- There was no one in the room besides Mary and John.
Tom'un dışında başka biri var mıydı?
- Was there anybody else besides Tom?
Futbol dışında başka hiçbir hobim yoktur.
- I don't have any other hobbies besides football.
I don't want to go anywhere besides India.
... performing and you're in between gigs besides writing songs like you do. So I guess the ...
... DAVID DRUMMOND: Besides watching it. ...