تعريف begins في الإنجليزية التركية القاموس.
- başlar
Chopin'in piyanoda oturur ve çalmaya başlar.
- Chopin sits at the piano and begins to play.
Kasabada veya kasabanın yakınında bir veya iki büyük fabrika kurulduysa, insanlar iş bulmaya gider, ve yakında bir endüstriyel alan büyümeye başlar.
- After one or two large factories have been built in or near a town, people come to find work, and soon an industrial area begins to develop.
- başlıyor
- begin
- başlamak
O, bize başlamak için sinyal verdi.
- He gave us the signal to begin.
Sanırım ev ödevimle ilgili çalışmaya başlamak zorundayım.
- I think I have to begin working on my homework.
- begin
- {f} başlatmak
- begins with
- (Bilgisayar) başlangıcı
- begins with
- (Bilgisayar) ile başlar
- begins with
- (Bilgisayar) başlar
- begins with
- (Bilgisayar) ile başlayan
- begins with
- (Bilgisayar) ilk karakter
- begin
- başla
Yağmur başlamadan önce geri dönelim.
- Let's go back before it begins to rain.
Doğum,bir şekilde,ölümün başlangıcıdır.
- Birth is, in a manner, the beginning of death.
- begin
- vücut bulmak
- begin
- ihdas etmek
- begin
- zuhur etmek
- begin
- {f} girişmek
- begin
- koyulmak
- begin
- önayak olmak
- begin
- meydana gelmek
- begin
- doğmak
- begin
- ön ayak olmak
- begin
- başlangıç
Başlangıç işin en önemli kısmıdır.
- The beginning is the most important part of the work.
Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.
- In the beginning God created the heaven and the earth.
- begin
- atılmak
- begin
- açmak
- begin
- adım atmak
- begin
- çığır açmak
- begin
- bismillah demek
- begin
- başlama
Yağmur başlamadan önce geri dönelim.
- Let's go back before it begins to rain.
Başlamaya hazır mısın?
- Are you ready to begin?
- begin
- yüz tutmak
- Charity begins at home
- (Atasözü) Evvela can, sonra canan.Önce can, sonra canan
- Decline begins by internal strife
- (Atasözü) Ağacın kurdu içinden olur
- decline begins by internal strife
- (Atasözü) Toplumlarda kötü veya erdemsiz kişiler ortalarda gözükmez, saklanırlar anlamında kullanılan atasözü
- performance begins, opening
- performans, açılış başlar
- begin
- {f} (be.gan, be.gun, --ning)
- begin
- ilk adımı atmak meydana gelmek
- charity begins at home
- (deyim) şefkat evde başlar
- charity begins at home
- yardımseverlik evde yardımlaşmayla başlar
- mobilization day (unnamed day on which mobilization of forces begins)
- (Askeri) seferberlik günü (kuvvetlerin seferberliğinin başladığı adlandırılmamış gün)
- pumping begins
- (Otomotiv) pompalama başlangıcı
- seaborne assault landing hour; specific time an operation or exercise begins
- (Askeri) muhasamatın başlama saati
- unnamed day on which a deployment operation begins
- (Askeri) C-günü: Yığınak (deployment) harekatının başladığı veya başlayacağı isimsiz günü göstermek üzere kullanılan bir terim, açılma, yayılma günü, intikal günü