bayındırlık

listen to the pronunciation of bayındırlık
التركية - التركية
Bayındır olma durumu, ümran: "Anadolu'yu aşıp Halep kapısını vurduğumuz zaman, bayındırlık ve kalabalık görmeğe başlıyorduk."- F. R. Atay
Bayındır olma durumu, ümran
Bayındır duruma getirme işi, imar
(Hukuk) NAFIA
imar
(Hukuk) UMRAN
ümran
BAYINDIR
(Osmanlı Dönemi) Bir Oğuz oymağının ve Akkoyunlu hanedânının ismi
BAYINDIR
Oğuz Türklerinin 24 boyundan biri
BAYINDIR
Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, mamur (yer), abat: "Bir çığlığa tutunup çıktım da uçurumdan / Bir bayındır kent oldu sağlığım."- T. Oflazoğlu
BAYINDIR
(Osmanlı Dönemi) Mamur, şenlikli
Bayındır
mamur
bayındır
Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, mamur (yer)
bayındırlık
المفضلات