azam

listen to the pronunciation of azam
التركية - الإنجليزية
greatest; major; supreme; paramount
paramount
supreme
greatest

We conducted our investigation with the greatest care. - Soruşturmamızı azami özenle yaptık.

major
veziri azam
grand vizier
التركية - التركية
(Hukuk) Büyük, en büyük
(Osmanlı Dönemi) (C: Azamât) Kin, husûmet, adâvet, garaz, fena niyet
(Osmanlı Dönemi) Öfke, hiddet
(Osmanlı Dönemi) Kıskançlık
En büyük
(Osmanlı Dönemi) ECLEL
Arşı Azam
(Osmanlı Dönemi) en büyük arş. Allah'ın arşı; yücelerdeki yer
VEZİRİ AZAM
(Hukuk) Osmanlı imparatorluğunda, padişahtan sonra gelen en yüksek devlet memuru; sadrazam
azam
المفضلات