aufnahmen

listen to the pronunciation of aufnahmen
ألمانية - التركية
kayıtları
الإنجليزية - التركية

تعريف aufnahmen في الإنجليزية التركية القاموس.

photos
fotoğraflar

Bu fotoğraflarda mükemmel görünüyorsun. - You look great in these photos.

Fotoğrafları güneşe maruz bırakmayın. - Don't expose photos to the sun.

photos
fotolar

Bütün fotolar onun Twitter hesabına gönderildi. - All the photos were posted on her Twitter profile.

records
(Bilgisayar) kayıt

Stokta yüzlerce kayıtlarımız var. - We have hundreds of records in stock.

O, mali kayıtları nasıl tutacağını öğrenecekti. - He would learn how to keep financial records.

records
(Ticaret) dosyalar
records
(Ticaret) siciller
pictures
{i} sinema
receptions
resepsiyonlar
records
kayıtlar

O, sayısız makbuz ve banka kayıtlarıyla ilgili yaptığı hesaplamalara dayandırarak, bilgisayarında tam bir mali kayıt yaptı. - He made a complete financial record on his computer, basing his calculations on countless receipts and bank records.

Stokta yüzlerce kayıtlarımız var. - We have hundreds of records in stock.

pictures
(isim) sinema
pictures
Resimler

Bu resimler onun tarafından yapıldı. - Those pictures were painted by him.

Bu resimlerin herhangi birinden hoşlanıyor musun? - Do you like any of these pictures?

records
(Askeri) KAYITLAR, EVRAK: Dosya dolaplarında sandıklarda veya raflarda biriken ve muhafaza edilen, büro veya dolaplarda yer işgal eden hertürlü evrak, fotoğraf (film dahil) şekil ve özelliklerine bakılmaksızın her türlü fotokopi ve haritalar. Yayınlar ve ikmal maksadıyla elde tutulan kullanılmamış basılı kağıtlar bunun dışındadır. Bu terim dosyalar (files) ile aynı anlamda fakat daha şümullü bir terimdir ve daha geniş bir anlam taşır
records
arşiv
records
zabıtlar