I was the recipient of a large settlement.
- Büyük bir yerleşimin alıcısıydım.
Tom was one of the recipients.
- Tom alıcılardan biriydi.
I put the receiver to my ear.
- Alıcıyı kulağıma taktım.
Tom fixed Mary's satellite receiver.
- Tom Mary'nin uydu alıcısını tamir etti.
After considerable argument, the buyer and the seller finally came to terms.
- Hatırı sayılır bir tartışmadan sonra, alıcı ve satıcı anlaşmaya vardı.
Let the buyer beware.
- Alıcı dikkatli olsun.
I was the recipient of a large settlement.
- Büyük bir yerleşimin alıcısıydım.
Allı dağlar yücedir.