O, buna karşın geçmedi.
- He didn't pass after all.
Buna karşın haklıydı.
- He was right after all.
Eski metot sonunda en iyi olduğunu kanıtladı.
- The old method proved to be best after all.
Sonunda hiçbir şey sonsuza kadar kalmaz.
- After all, nothing remains forever.
Jane yine de onu almadı.
- Jane didn't buy it after all.
Ben çok şey denedim fakat yine de başarısız oldum.
- I tried many things but failed after all.
Buna rağmen kimse problemi çözemedi.
- No one could solve the problem after all.
Nihayet, o, sınavı geçmeyi başardı.
- After all, he succeeded in passing the exam.
Nihayet yardımına ihtiyacımız olacak.
- We're going to need your help after all.
Her şeye rağmen onu almadım.
- Tom didn't buy it after all.
Her şeye rağmen onu başardın
- You managed it after all.
Sonuç olarak sen haklıydın.
- You were right after all.
Sonuç olarak, haklısın.
- You are right, after all.
Nihayetinde o bir çocuk.
- She is a child after all.
Her şeye rağmen onu becerdin.
- You managed it after all.
Her şeye rağmen onu almadım.
- Tom didn't buy it after all.
... after all that that's the spirit that is always move this nation for ...
... for PCs, phones, tablets, and other devices? After all, we have a general-purpose network ...