O, buna karşın geçmedi.
- He didn't pass after all.
Buna karşın haklıydı.
- He was right after all.
Sonunda hiçbir şey sonsuza kadar kalmaz.
- After all, nothing remains forever.
Eski metot sonunda en iyi olduğunu kanıtladı.
- The old method proved to be best after all.
Jane yine de onu almadı.
- Jane didn't buy it after all.
Ben çok şey denedim fakat yine de başarısız oldum.
- I tried many things but failed after all.
Buna rağmen kimse problemi çözemedi.
- No one could solve the problem after all.
Nihayetinde o bir çocuk.
- She is a child after all.
Nihayet, o, sınavı geçmeyi başardı.
- After all, he succeeded in passing the exam.
Her şeye rağmen onu başardın
- You managed it after all.
Her şeye rağmen onu almadım.
- Tom didn't buy it after all.
Sonuç olarak, Tom senin babandı.
- After all, Tom was your father.
Sonuç olarak o gelmedi.
- After all she did not come.
Nihayetinde o bir çocuk.
- She is a child after all.
Her şeye rağmen onu başardın
- You managed it after all.
Her şeye rağmen onu becerdin.
- You managed it after all.
... after all um has every incentive to leave their true ...
... allowed to choose the firmware that runs on it. After all, when you own a device that ...