O iki kere düşünmezdi.
- He wouldn't have thought twice.
Okunmayı hak eden bir kitap iki kere okunmayı hak eder.
- A book worth reading is worth reading twice.
Gelirin, benimkinin yaklaşık iki katı kadar büyük.
- Your income is about twice as large as mine is.
Bu tünel onun iki katı kadar uzundur.
- This tunnel is twice as long as that one.
Dişlerini günde en az iki kez fırçala.
- Brush your teeth twice a day at least.
Ben iki kez Mt. Fuji'ye tırmandım.
- I've climbed Mt. Fuji twice.
İki defa Fuji Dağı'na tırmandım.
- I've climbed Mt. Fuji twice.
İki defa aynı hatayı yaptı.
- He has made the same mistake twice.